Kilo almaya bağlı Beyin Tansiyonu yükselmesi (şişmanlamaya bağlı baş ağrısı ve görme kaybı ilişkisi)

BEYİN TANSİYONU YÜKSELMESİ

Beynimiz her gün yaklaşık olarak 500 ml kaya suyu renginde berrak renksiz ve kokusuz yani tertemiz bir su olan Beyin omurilik sıvısını üretir ve hem beynimiz hem omuriliğimiz bu suyla çepeçevre yıkanarak temizlenir. Bu suyun üretilmesi ve emilerek tekrar kana karışması arasında bir üretim ve emilme dengesi vardır. Bilinen ya da bilinmeyen herhangi bir nedene bağlı olarak beyin omurilik sıvısının üretiminin artması ve emiliminin azalması ya da yeterli olmaması nedeniyle kafa içi basınç artar ve beyin tansiyonu yükselir. Beyin tansiyonunu yükselten halk arasında en çok bilinen sebep beyin tümörü olmasıdır. Ancak beyin tümörü olmadan da yukarıda anlattığım su dinamiği nedeniyle kafa içi basıncı yükselebilir. Aşağıda birçok çocuğun ve yetişkinin yakalandığı ancak genellikle tanı konamadığı için görme kaybı, körlük, şiddetli baş ağrıları, kusma, idrar kaçırma ve demans tablolarına yol açan  bu sinsi ve tehlikeli hastalığın farklı formlarını anlatacağım.

 

Kilo almaya bağlı Beyin Tansiyonu yükselmesi (şişmanlamaya bağlı baş ağrısı ve görme kaybı ilişkisi)

Çocuklarda ve yetişkinlerde ani olarak kilo almaya bağlı beyin tansiyonu yükselmesi meydana gelmektedir. Hızlı kilo alma günümüzde çoğu kişinin en çok muzdarip olduğu konulardan birisidir. Birçok aile çocukları kilo aldığı için mutlu bile olmaktadır. Ancak özellikle boy atma çağında aniden kilo alan be boy atınca kilosu normale dönecek olan çocuklarımız bu hastalığın hedefidir. Eğer çocuğunuz aniden kilo aldıysa, ve bununla birlikte baş ağrıları, kusması oluyorsa okul başarısına dikkat ediniz. Çünkü bu çocuklarda görme kaybı olmakta ve okul başarıları düşmektedir. Bu çocuklar eğer öngürüldüğü gibi boy atarlarsa ve kiloları düşerse beyin tansiyonu normalleşebilir ve hastalık kendi kendini kontrol edebilir. Ancak beklendiği kadar hızlı boy atamazlarsa görme kaybı ilerler ve hastalık kendini sınırlayamaz. Göz dibi muayenesinde optik diskte şişme olur. Kafa içi basıncı yükselir ve beyin tansiyon yükselmesine bağlı olarak ilerleyen dönemde kısmi körlük meydana gelir.

Beyin tansiyon yükselmesinden şüphelenildiğinde çocuğa önce görme alanı yaptırılması, beyin MR veya tomografisinin çektirilmesi ve şüpheleri ortadan kaldırmak için kafa içi basıncının ölçülmesi gerekmektedir. Kafa içi basıncının usulüne uygun olarak düşürülmesi ve hastalığın tedavi edilmesi gerekmektedir.

 

Örnek olgu: ÇOCUK:

10 yaşında 2003 doğumlu kız çocuğu. 1 Ocak 2013’de göz doktoruna iyi görememe şikayeti ile götürülmüş. Öncesinde baş ağrıları ve kusması olmuş. Hasta çocuk nörolojisine sevk edilmiş. Çocuk Nöroloğunun tavsiyesi üzerine hasta bana danışıldı.

Görme alanı istedim ve görme alanında kayıp olduğunu gördüm. Geriye yönelik olarak incelediğimde Aralık 2012’de hızla 10 kilo aldığını öğrendik. Hastaya “Aşırı kilo almaya bağlı psödotümör serebri” tanısı koydum.

Hastaya kafa içi basıncını düşürmek ve beyin tansiyonunu kontrol altına almak için aralıklı ponksiyon planladım. 3 ayda 3 defa beyin omurilik sıvısına müdahale ettik ve nihayetinde 1 Şubatta 131 cm olan boyu 13 Martta ölçtüğümüzde 136 cm’ye uzadı.

Hastanın boyu uzadı kilosu dengelendi ve buna bağlı olarak baş ağrıları ve görme kaybı düzeldi.

 

 

Yetişkinlerde beyin tansiyonu yükselmesi:

Yetişkin hastalarda kafa içi basıncı artınca beklenenin aksine eğer bir tümör ve su yollarını tıkayıcı hastalık yoksa ventrikül dediğimiz beynin su dolu odacıkları genişlemez. Tam tersine ventrikül dediğimiz beyin omurilik sıvısının göllendiği odalar küçülür ve slit ventrikül denilen ince ip gibi küçük birer odacık halini alır. Bu nedenle genellikle Beyin MR ve tomografi çektirenlerin raporlarında normal olarak bildirilmesine rağmen aslında ventriküller psödotümör serebri hastalığı nedeniyle küçülmüşlerdir ve bu tablo gözden kaçmaktadır.

slit ventricule

Yukarıda solda normal beyin ventrikülleri olan bir hastanın tomografisi ile sağda incelmiş slit ventrikülü olan bir hastanın beyin MR larını gösterdim. Sağdaki hastada beyin tansiyonu yükselmiş ve beklenenin aksine beyin ventrikülleri genişleyeceğine incelmiştir. Yani burada bir hidrosefali yoktur. Bu hastalığına adı psödotümör serebridir.

Geçmişte bu hastalar belden lumboperitoneal shunt takılıyordu. Ancak günümüzde artık navigasyon sistemleri mevcut olduğundan navigasyonla doğrudan beyinden ventriküloperitoneal şant takmanın en doğru tedavi yöntemidir olduğunu düşünüyorum. Aşağıda navigasyonal venriküloperitoneal şant takılırken planlama yapılan navigasyon ekranını gösterdim.

Navigasyonla VP shunt planlaması

 

 

Navigasyonal venriküloperitoneal şant takılırken planlama yaptığım navigasyon ekranı görülüyor.

 

 

 

 

 

 

Örnek Olgu: YETİŞKİN:

41 yaşında erkek hasta.  Baş ağrısı, baş dönmesi ve görme kaybı şikayetleri ile Aralık ayında nöroloji kliniğine başvurmuş. Mart ayında nöroloji kliniği tarafından lomber ponksiyon yapılarak kafa içi basıncı yani beyin tansiyonu ölçülmüş ve 280 mm/H2O bulunmuş. Göz kliniği tarafından yapılan göz dibi muayenesi normal bulunmuş. Görme alanı muayenesinde ise defektleri mevcut. Yapılan tedavilere rağmen ve tekrarlayan ponksiyonlara rağmen şikayetleri geçmeyen hastaya navigasyonla Ventriküloperitoneal şant ameliyatı yaptık ve hastanın şikayetleri düzeldi.

 

CT-VP shunt navigasyon

 

 

Yanda slit ventriküle konan şantın ventriküler ucunun son derece ince olan ventriküle tam isabetle yerleştirilmiş olduğu görülüyor.


No comments yet.

Leave a Reply