top of page

Sağlıklı Yaşam için Beyin Sağlığı

  • bulentduz
  • 12 Nis
  • 4 dakikada okunur

"Uzun Yaşam ve Beyin: Beyin Sağlığınızı Koruyun"


Uzun Yaşam ve Beyin Değişiklikleri


Uzun yaşamak, sağlıklı yaşamak demek değildir. Uzun, sağlıklı ve verimli bir ömür hepimizin dileği olmuştur. Tarih boyunca insanlar, yaşlandıkça beden veya akıl sağlıklarını kaybetmekten korkmuşlardır. Genel olarak beden sağlığı açısından, enerji kaybı ve kas gücü ile dayanıklılık gerektiren günlük aktivitelerin azalması dışarıdan görüldüğü için daha çok üzerinde durulan bir konu olmuştur. Ancak, uzun yaşama beklentisi içinde olan herkesin düşünme kapasitesini kaybetme korkusunu yaşadığı halde beyin sağlığını görmezden gelmesi büyük bir hatadır.


Yaşa Bağlı Beyin Damar Sorunları


Beyin, kapalı bir kutunun içinde yerleşmiş gizemli bir organdır. Kasların eridiği gibi beynin eridiği dışarıdan görülmez. Cildimizin buruştuğu gibi beynimizin de kıvrımlarının arasının açıldığı ve doku kaybına uğradığının farkına varılmaz. Genellikle etrafımızdakiler bizde olan değişikliği farkettiklerinde ve profesyonel bir yardım aradıklarında ise iş işten geçmek üzeredir.


Beyin her yaşta aynı yapısını koruyamaz. Damar hastalıkları nedeniyle nasıl tansiyonumuz çıkıyorsa, beyinde de damarların sertleşip çok küçük kılcal damarların tıkanması ile MR görüntülerinde gitgide iskemik gliotik odak dediğimiz görüntüler ortaya çıkar. 50 yaşın üzerindeki hemen hemen herkesin MR raporunda nonspesifik iskemik gliotik görüntüler rapor edilir. Bunlar, beynin artık yavaş yavaş damar tıkanıklıkları nedeniyle gerilemeye başladığının habercisidir. Bu odaklar arttığında küçük damar hastalığı dediğimiz bir durum ortaya çıkar ve yaygın küçük damar hastalığı gelişmesi halinde beyin ileri derecede fonksiyon kaybına uğrayabilir. İleri dönemde de vasküler demans dediğimiz bir bunama hali gelişir.


Damar sorunları çocuklarda ya da gençlerde geliştiğinde yine aynı şekilde beyinde hasara yol açar. Mesela, genellikle çocuklara ve gençlerde görülen moya moya hastalığında beynin bir tarafında damarlarda komple daralma olur ve o taraf giderek işlevsiz hale gelir.


Beyin küçük damar hastalıkları o kadar yaygındır ki, şimdiye kadar hiç paylaşma gereği duymuyordum. İleri örnekleri zaman zaman YouTube ve Instagram sayfamdan paylaşıyorum. Ancak bundan sonra biraz daha sık olarak paylaşmaya çalışacağım. O kadar çok insanda var ki, 60 yaşın üstünde beyin damar problemi olmayan hasta ile çok nadir karşılaşıyorum.



Bu hale gelmeyi beklemeden önce beyin kontrolü yaparak süreci yavaşlatmak ve engellemek mümkündür. Varsa altta yatan damar hastalığının tespiti ve tedavisi yapılmalıdır. Kan kolesterol ve trigliseritlerin kontrolü ve uygun kan sulandırıcı kullanımı ile demansa giden süreç kontrol ve tedavi edilebilir.


Beyin Su Sorunları


Bir başka ve çok önemli beyin sorunu da beyin su sisteminin işlevinde bozulma olmasıdır. Beyin, su dolu bir hazne içinde çalışır. Suyun basıncında azalma, artma ya da kalitesinde bozulma olursa beyin gerektiği gibi çalışamaz.


Yaş ilerledikçe beynin damar sistemindeki bozulmaların da tetiklemesiyle beyin küçülmeye başlar. Kapalı bir haznede bulunan ve su giriş çıkışında dengesizlik oluşan beyinlerde, beyin dokusu küçüldüğü zaman kafatası içindeki su dolu olan hacim artar. Yani beyin küçülür ve buna karşılık su artar. Bu durumda normal basınçlı hidrosefali dediğimiz bir durum gelişir ve ileri dönemde bu da demansa neden olur.


Normal basınçlı hidrosefali başlangıçta yürüme bozukluğu ve taşma tutamama tarzında idrar kaçırma ile kendini gösterir. Her hastada farklı fonksiyonlarda gerileme olmakla birlikte sonrasında konuşma bozukluğu ve giderek toplumdan uzaklaşma, içine kapanma ve kendi işini yapamama şeklinde ilerler. Bu konularda daha geniş açıklamaları YouTube sayfamdaki videolarda yaptım.


Normal basınçlı hidrosefali hastalarında erken teşhis halinde tedavileri mümkündür. Normal basınçlı hidrosefali daha çok 65 yaşın üzerindeki hastalarda görülür ve ilerleyici bir hastalıktır. Erken teşhis edildiğinde ameliyatla süreç uzun süre kontrol altına alınabilir. Hastalarımın yakınları, "Ameliyattan sonra hastamız hayata yeniden döndü, ikinci bir hayata başladık," diyorlar. Yani bu normal basınçlı hidrosefali tedavisinden hastalar çok fayda görüyorlar.


Normal basınçlı hidrosefali tedavisinde öncelikle belden su alarak hastalığın tedavisinden fayda görüp görmeyeceklerini test ediyoruz. Her hastaya test yapmak şart değildir. Bazı hastaların durumları doğrudan ameliyat gerektirir. Normal basınçlı hidrosefali tedavisinde ben öncelikle endoskopik 3. Ventrikülostomi yapıyorum. Bazı hastalara ise beyinden kalbe, bazılarına ise beyinden karın içine şant takıyorum.


Beyin Dokusunun Eriyerek İncelmesi


Beyin atrofisi olarak isimlendirdiğimiz beyin dokusunun yer yer eriyerek küçülmesi ilerleyici bir hastalık durumudur. Beyin dokusunun her yeri aynı anda ve eşit olarak eriyip küçülmez. Hastanın hangi küçülecek beyin dokusunun neresi olacağını önceden kestirmemiz şimdilik mümkün değildir.


Alzheimer hastalarında entorhinal korteks, hipokampus, caudat ve temporal lob daha çok etkilenir ve dejenerasyona uğrayarak küçülür. Bazal ganglionlara genellikle vasküler tıkanıklıklarla seyreden küçük damar hastalıklarında atrofiye olur. Bazı çalışmalarda normal basınçlı hidrosefali olgularında insula, kaudat nükleus ve talamusun daha fazla etkilendiği bildirilmiştir. Normal basınçlı hidrosefalide beynin her iki tarafında lentiform nükleus, talamus ve ventrikül etrafındaki beyin kanlanmasında aynı yaştaki normal sağlıklı bireylere göre belirgin azalma olduğu gösterilmiştir.


Normal basınçlı hidrosefali hastalarında 3. ventrikül genişler ve komşu basal ganglionlar hem baskı altında kalarak itilir, hem ıslanır hem de genellikle birlikte seyreden küçük damar hastalıkları ve üçüncü bir komponent olan Parkinson hastalığı gibi başka bir nörodejeneratif hastalık nedeniyle etkilenirler. Basal ganglionlar, yürüme kontrolünde, bilişsel fonksiyonları düzenlenmesinde ve motor entegrasyonda çok önemlidir. Normal basınçlı hidrosefalide hastalarda motor entegrasyonu bozulur.


Beyin Nörotransmitter Sorunları


Nörotransmitter dediğimiz şey, beyindeki sinir hücrelerinin birbirleriyle anlaşmak için kullandıkları habercilerdir. Beyindeki hücreler, birbirlerine mektup yazar gibi haberci gönderirler. Bu süreç, hücrelerin birbirleriyle iletişim kurmasını sağlar.


Beyindeki başlıca nörotransmitterler şunlardır: GABA, asetilkolin, serotonin, adrenalin, glisin ve dopamin.


Glutamat


Glutamat, öğrenme ve hafıza için gerekli olan en önemli habercidir. Beyinde korteksde yani beynin kabuk kısmında çok yaygındır. Glutamat, hücre karşı hücreye haber göndereceği zaman iki hücre ucu arasındaki boşluğa duvarından boşaltılır.


GABA


GABA, beyindeki hücrelerin elektriksel uyarılmasını dengelemekten sorumludur. Ana fonksiyonu, uyarma değil inhibisyon dur. Yani GABA ortamda varsa, hücrenin uyarılması zorlaşır.


Dopamin


Dopamin, beyinde motivasyon, ödüllendirme ve hareket üzerinde etkilidir. Dopaminin D1-D2-D3-D4 ve D5 alt grupları vardır.


Serotonin


Serotonin, duygudurum, ağrı algısı, iştah, uyku ve bilinç durumu ile ilişkili fonksiyonları yürütür.


Asetilkolin


Asetilkolin, dikkat ve hafıza üzerine etkilidir. Beyinde kolinerjik sinirler, ön beynin tabanından ve özellikle de Nucleus basalis of Meynert denilen çekirdekten çıkıp beyin kabuğuna yayılırlar.


Sonuç


Beyin sağlığı; beyin damarlarının, beyin su sisteminin, beyin dokusunu oluşturan sinirlerin ve sinirler arasındaki destek hücreleriyle birlikte habercilerin doğru çalışmasıyla mümkündür.


Beyin, omurilik ve sinir cerrahisi alanında geniş bir yelpazede, en yeni teknolojilerle kapsamlı tanı ve tedavi imkanları sağlıyorum.


Bu makale Prof. Dr. Bülent DÜZ tarafından 5 Nisan 2026'da yazılmış olup kaynak gösterilmeden kısmen ya da tamamen alıntı yapılması uygun değildir. Kaynak gösterilmeden çevirisi yapılarak başka dillerde de kullanılması uygun değildir. 'Prof. Dr. Bülent DÜZ'ün 5 Nisan 2026'da yayınladığı makalesinde belirtildiği şekilde' ibaresi kullanarak alıntılanabilir.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Beyin tümörü hasta yorumları

Doktor takvimi sitesindeki Prof. Dr. Bülent DÜZ hakkındaki hasta yorumlarından alıntılardır. e..... Menengiom beyin tümörüm vardı. Bülent hocaya gittiğimde önceden 2 kere beyin ameliyatı olmuştum. Gör

 
 
 
Hipofiz Adenomu hasta yorumları:

Doktor takvimi sitesinde Prof. Dr. Bülent DÜZ için yazılmış yorumlardan alıntılardır. ö..... Telefon numarası doğrulandı Öncelikle bu sayfa da bu yorumu gören herkese çok geçmiş olsun sebepsiz değil b

 
 
 

Yorumlar


Prof. Dr. Bülent DÜZ

Her haklı saklıdır, izin alınmadan kısmen ya da tamamen kopyalanamaz. Yazılanlar bilgilendirme amaçlı olup başka amaçlar için kullanılamaz.
Reproduction, electronic or otherwise, without the permission of Bulent Düz MD is strictly forbidden.

All rights reserved 2026

bottom of page