“Beynimde tümör var, şimdi ne yapmalıyım?” yeni beyin tümörü tanısı alan hastaların ve yakınlarının bize en sık sorduğu sorulardan biridir.
Beyin MR'ında bir tümör saptandığında öncelikle tümörün özelliklerini ve hastayı nasıl etkilediğini değerlendiriyoruz. Her beyin tümörü aynı değildir ve her beyin tümörü aynı şekilde tedavi edilmez.
Tümörün yerleşimi, büyüklüğü, çevresinde oluşturduğu ödem, beyne yaptığı bası ve hastanın nörolojik durumu bundan sonraki yaklaşımımızı belirler.
1. İlk değerlendirme
Hastanın şikâyetlerini, ne zaman başladığını ve nasıl ilerlediğini sorgularız. Baş ağrısı, bulantı ve kusma, nöbet, kol veya bacakta kuvvet kaybı, uyuşma, konuşma veya görme bozukluğu, denge problemi, işitme kaybı ve davranış değişiklikleri beyin tümörlerinde görülebilir.
Nörolojik muayeneden sonra hastanın şikâyetleri ve muayene bulgularıyla MR'da gördüğümüz lezyonun birbiriyle uyumlu olup olmadığını değerlendiririz.
Hastanın daha önce geçirilmiş bir kanseri varsa bu bilgi önemlidir. Açıklanamayan kilo kaybı gibi başka bulguların bulunması da metastaz olasılığının araştırılmasını gerektirebilir.
Beyin Tümörü Hastada Ne Gibi Değişikliklere Yol Açar?
Beyin tümörünün oluşturduğu belirtiler tümörün bulunduğu bölgeye, büyüklüğüne ve çevresindeki beyin dokusuna yaptığı etkiye göre değişir. Bu videoda beyin tümörü olan bir hastada ortaya çıkabilecek değişiklikleri ve beyin tümörleriyle ilgili temel bilgileri anlatıyorum.
2. Beyin MR'ında nelere bakıyoruz?
Beyin tümörü değerlendirmesinde kontrastlı ve ileri beyin MR incelemeleri – 3T veya 5T kullanıyoruz.
MR'da yalnızca tümörün çapına bakmıyoruz. Tümörün beynin neresinde bulunduğunu, çevresindeki ödemi, oluşturduğu basıyı, ventriküllere ve beyin omurilik sıvısı dolaşımına etkisini, damarlarla ve önemli beyin bölgeleriyle ilişkisini değerlendiriyoruz.
Ameliyat planlanan hastalarda görüntülerin nöronavigasyonda kullanılabilecek şekilde elde edilmesi de önemlidir.
Bu görüntüde sağ tarafta yerleşmiş bir glioblastom örneği görülmektedir. Glioblastom hakkında daha ayrıntılı bilgi için glioblastoma ameliyatı yazıma da bakabilirsiniz.
3. Beyin tümörü saptandığında ilk tedavi
Beyin cerrahisi açısından gerekli hastalarda beyindeki ödemi azaltmak için steroid tedavisi ve nöbetleri önlemeye yönelik antiepileptik tedavi başlıyoruz.
Bu tedavilerin ardından hastanın klinik durumu ve MR bulgularına göre ileri incelemeleri ve asıl tedaviyi planlıyoruz.
4. Primer beyin tümörü mü, metastaz mı?
Erişkin bir hastada yeni bir beyin kitlesi gördüğümüzde bunun beyinden kaynaklanan primer bir tümör mü, yoksa başka bir kanserin beyin metastazı mı olduğunu araştırmamız gerekebilir.
Birden fazla beyin lezyonunun bulunması, hastanın bilinen bir kanserinin olması veya açıklanamayan kilo kaybı gibi bulgular metastaz olasılığını artırır. Böyle bir durumda akciğer başta olmak üzere diğer organlara yönelik gerekli incelemeleri yaparız.
Ancak daha önce kanser tanısı almış bir hastada beyinde gördüğümüz her kitle metastaz değildir. Primer beyin tümörleri veya başka lezyonlar da görülebilir.
5. Tümörün yerleşimi yapılacak incelemeleri değiştirir
Her beyin tümöründe aynı tetkikleri istemiyoruz. Tümörün bulunduğu bölgeye göre incelemeyi genişletiyoruz.
Hipofiz bölgesinde bir tümör varsa hipofiz protokollü MR ve hormon tetkikleri gerekir. İşitme ve denge sinirlerinin çevresindeki tümörlerde ince kesitli özel MR görüntüleri ve işitme testleri gerekebilir. Bu bölge için hipofiz adenomu ve köşe tümörleri ve trigeminal nevralji sayfalarına da bakabilirsiniz.
Üçüncü ventrikül gibi beynin derin bölgelerinde bulunan tümörlerde ise kitlenin ventriküller, beyin omurilik sıvısı dolaşım yolları ve çevresindeki önemli anatomik yapılarla ilişkisi cerrahi planlama açısından önemlidir.
Bazı tümörlerde beyin omurilik sıvısı yoluyla yayılım olasılığı varsa omuriliğin de MR ile değerlendirilmesi gerekebilir.
6. İleri MR incelemeleri ve traktografi
Standart MR her hastada cerrahi planlama için ihtiyacımız olan bütün bilgiyi vermeyebilir. Gerektiğinde difüzyon ve perfüzyon MR, MR spektroskopi, fonksiyonel MR, DTI ve MR traktografi gibi ileri incelemeler kullanıyoruz.
Özellikle MR traktografi, tümörün beynin önemli sinir yollarıyla ilişkisini ameliyattan önce değerlendirmemize yardımcı olur.
Bu hastada tümörün çevresindeki sinir yollarını ameliyattan önce traktografi ile değerlendirdik. Tümörün içerisinden önemli bir sinir yolunun geçmediğini gördük ve cerrahiyi buna göre planladık.
Bu görüntüde de glial tümörün çevresindeki sinir yolları ve güvenli rezeksiyon sınırları görülüyor.
Traktografi tek başına ameliyatın sınırlarını belirleyen bir yöntem değildir. Diğer MR bulguları, nöroanatomi, nöronavigasyon ve gerektiğinde ameliyat sırasında kullanılan nörofizyolojik yöntemlerle birlikte cerrahi planlamada kullanılır.
7. Ameliyat öncesi EEG değerlendirmesi
Beyin tümörü bulunan hastalarda ameliyat öncesi değerlendirmede gerektiğinde EEG (elektroensefalografi) incelemesinden de yararlanıyoruz.
Özellikle nöbet geçirmiş, nöbet şüphesi bulunan veya epileptik aktivite açısından değerlendirilmesi gereken hastalarda EEG faydalı bilgiler verebilir.
EEG bulguları antiepileptik tedavinin düzenlenmesine ve ameliyat sonrası takibin planlanmasına yardımcı olabilir.
8. Her beyin tümörü ameliyat edilmeli mi?
Hayır.
Beyinde bir tümör saptanması mutlaka ameliyat gerektiği anlamına gelmez.
Ameliyat kararını yalnızca tümörün büyüklüğüne bakarak vermiyoruz. Tümörün yerleşimi ve olası patolojisinin yanı sıra hastanın yaşı, genel ve nörolojik durumu ve Karnofsky Performans Skalası (KPS) da önemlidir.
Karnofsky Performans Skalası hastanın günlük yaşamını ne ölçüde bağımsız sürdürebildiğini değerlendirmemize yardımcı olur.
Hastanın dinç olması, yürüyebilmesi ve günlük işlerini bağımsız olarak yapabilmesi ameliyat kararımızı ve planlanacak cerrahinin kapsamını etkileyebilir.
Genel durumu ve fonksiyonel kapasitesi iyi olan bir hastada ameliyat sonrası toparlanma beklentisinin daha yüksek olması, daha kapsamlı bir tümör rezeksiyonunun planlanmasına olanak sağlayabilir.
Buna karşılık genel durumu bozuk veya cerrahi riski yüksek bir hastada daha sınırlı bir girişim, biyopsi, takip veya cerrahi dışı tedaviler daha uygun olabilir.
Bazı beyin tümörlerinde ameliyat veya biyopsi yapmadan da doğrudan tedavi uygulayabiliyoruz. Özellikle beyincik ile beyin sapı arasındaki köşe bölgesinde (serebellopontin köşe) yerleşmiş, MR özellikleri tanı açısından tipik olan ve uygun büyüklükteki bazı tümörlerde stereotaktik radyocerrahi (Gamma Knife) doğrudan bir tedavi seçeneği olabilir. Bu kararı tümörün büyüklüğü, yerleşimi ve büyüme durumu ile hastanın yaşı, nörolojik bulguları ve genel durumunu birlikte değerlendirerek veriyoruz. Bu yaklaşım her beyin tümöründe biyopsi yerine kullanılabileceği anlamına gelmez; yalnızca radyolojik tanısı yeterince karakteristik ve stereotaktik radyocerrahiye uygun seçilmiş tümörlerde mümkündür.
Beyin Tümörü Nasıl Tedavi Edilir?
Beyin tümörlerinde tedavi her hasta için aynı değildir. Takip, stereotaktik radyocerrahi veya ameliyat kararı; hastanın durumu, tümörün tipi, yerleşimi ve görüntüleme özellikleri birlikte değerlendirilerek verilir.
9. Biyopsi mi, tümörün çıkarılması mı?
Ameliyat kararı verdiğimiz her hastada aynı cerrahiyi yapmıyoruz.
Biyopsi de bir ameliyattır.
Bazı hastalarda biyopsi yaparak tanı için yeterli miktarda doku almak en uygun seçenektir. Bazı hastalarda ise tümörü çıkarmayı hedefleriz.
Beyin tümörü cerrahisindeki temel yaklaşımımız maksimum güvenli rezeksiyondur. Tümörü mümkün olduğu kadar fazla çıkarmaya çalışırken hastanın normal nörolojik fonksiyonlarını korumamız gerekir. Beyin tümörleri ameliyatları hakkında genel bilgilere de bakabilirsiniz.
“Tümörün tamamını çıkarmak hastada ciddi bir nörolojik kayıp oluşturacaksa, radyolojik olarak tümörün tamamını çıkarmış görünmek iyi bir cerrahi sonuç anlamına gelmez.”
Nüks glioblastom olgularında yaklaşım, tümörün yerleşimi, önceki tedaviler ve hastanın fonksiyonel durumuna göre yeniden değerlendirilir. Glioblastomanın neden tekrarladığı konusunda ayrı bir yazım da bulunmaktadır.
Ameliyat Örneği: 3. Ventrikül İçindeki Tümör
Beynin derin bölgelerinde bulunan tümörlerde cerrahi yaklaşım, tümörün yerleşimine ve çevresindeki önemli anatomik yapılarla ilişkisine göre planlanır. Bu videoda üçüncü ventrikül içerisinde yerleşmiş bir tümöre yönelik ameliyat örneği görülmektedir.
10. Kesin tanı nasıl konur?
MR bize tümörün ne olabileceği konusunda önemli bilgiler verir. Ancak çoğu beyin tümöründe kesin tanı biyopsi veya tümör rezeksiyonu sırasında alınan dokunun patolojik incelemesiyle konur.
Günümüzde özellikle glial tümörlerde yalnızca hücrelerin mikroskop altındaki görünümü yeterli değildir. Tümörün moleküler ve genetik özellikleri de tanının bir parçasıdır ve sonraki tedavinin belirlenmesinde önemlidir.
Patolojik ve moleküler tanı ortaya çıktıktan sonra hastanın ek tedaviye ihtiyacı olup olmadığı değerlendirilir. Gerektiğinde radyoterapi ve medikal onkolojik tedavi planlanır.
Kısa bir istisna olarak, radyolojik özellikleri yeterince karakteristik olan bazı tümörlerde patolojik tanı alınmadan takip veya stereotaktik radyocerrahi uygulanabilir.
11. Bazı beyin tümörlerini takip ediyoruz
Her beyin tümörünü hemen ameliyat etmiyoruz.
Küçük, belirti oluşturmayan ve görüntüleme özellikleri iyi huylu bir tümörü düşündüren bazı lezyonları belirli aralıklarla MR çekerek izlemek daha doğru olabilir. Örneğin tüberkulum sella menenjiomu gibi seçilmiş olgularda yaklaşım tümörün büyüklüğü ve klinik bulgulara göre kişiselleştirilir.
Takip aralığını tümörün tipi, büyüklüğü, bulunduğu bölge ve önceki görüntülerle karşılaştırıldığında büyüyüp büyümediğine göre belirliyoruz.
Beyin tümörü saptandığında izlediğimiz yol
BEYİN TÜMÖRÜ SAPTANDIĞINDA İZLEDİĞİMİZ YOL
Uygun seçilmiş tümörlerde ameliyat veya biyopsi olmadan da stereotaktik radyocerrahi (Gamma Knife) tedavisi uygulanabilir.
© Prof. Dr. Bülent Düz tarafından hazırlanmıştır. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz, çoğaltılamaz veya yayımlanamaz.
Sık sorulan sorular
Beyinde kitle görülmesi mutlaka kanser anlamına mı gelir?
Hayır. Beyinde görülen her kitle kötü huylu değildir. İyi huylu tümörler, primer beyin tümörleri, metastazlar ve tümörü taklit edebilen başka hastalıklar görülebilir.
Beyin tümörü saptandığında hemen ameliyat olmak gerekir mi?
Hayır. Ameliyat kararı tümörün tipi, büyüklüğü, yerleşimi ve hastada oluşturduğu bulgularla birlikte hastanın genel ve nörolojik durumu değerlendirilerek verilir. Bazı tümörler düzenli MR kontrolleriyle takip edilebilir.
Bazı beyin tümörleri biyopsi yapılmadan Gamma Knife ile tedavi edilebilir mi?
Evet. Radyolojik özellikleri tanı açısından yeterince karakteristik olan ve stereotaktik radyocerrahiye uygun seçilmiş bazı tümörlerde biyopsi veya açık cerrahi yapılmadan Gamma Knife tedavisi uygulanabilir. Ancak bu yaklaşım her beyin tümörü için uygun değildir.
Beyin tümörü ameliyatından önce EEG neden çekilir?
Özellikle nöbet geçirmiş, nöbet şüphesi bulunan veya epileptik aktivite açısından değerlendirilmesi gereken hastalarda EEG yararlı olabilir. EEG bulguları antiepileptik tedavinin ve ameliyat sonrası takibin planlanmasına yardımcı olabilir.
Karnofsky Performans Skalası (KPS) nedir?
KPS, hastanın günlük yaşamını ne ölçüde bağımsız sürdürebildiğini gösterir. Hastanın dinç olması, yürüyebilmesi ve günlük işlerini bağımsız yapabilmesi ameliyat kararını ve planlanacak cerrahinin kapsamını etkileyebilir.
Beyin tümörünün tamamının çıkarılması gerekir mi?
Her zaman değil. Beyin tümörü cerrahisinde temel hedef maksimum güvenli rezeksiyondur. Tümörü mümkün olduğunca çıkarmaya çalışırken hastanın nörolojik fonksiyonlarının korunması önceliklidir.
MR'dan beyin tümörünün türü kesin olarak anlaşılır mı?
MR tümörün türü hakkında önemli bilgiler verir ancak çoğu beyin tümöründe kesin tanı biyopsi veya ameliyatla alınan dokunun patolojik ve gerektiğinde moleküler incelemesiyle konur. Bununla birlikte radyolojik özellikleri karakteristik olan seçilmiş bazı tümörlerde doku tanısı olmadan takip veya stereotaktik radyocerrahi kararı verilebilir.
Sonuç
Beyin tümörlerinde tek bir tedavi yöntemi yoktur. Aynı büyüklükteki iki tümör, farklı yerleşimlerde tamamen farklı bir yaklaşım gerektirebilir.
Tedavi kararını hastanın nörolojik durumu, fonksiyonel durumu (KPS), tümörün yerleşimi, büyüklüğü, büyüme durumu, ödem ve kitle etkisi, kritik yapılarla ilişkisi ve olası patolojisi birlikte değerlendirerek veriyoruz.
Uygun hastalarda takip, stereotaktik radyocerrahi, biyopsi ve tümör rezeksiyonu farklı seçeneklerdir.
“Amacımız yalnızca tümörü çıkarmak değil; hastanın nörolojik fonksiyonlarını koruyarak en uygun ve en güvenli tedaviyi yapmaktır.”
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her hastanın tanı ve tedavi planı klinik ve radyolojik özelliklerine göre ayrı olarak değerlendirilmelidir.